Zincir market operasyon toplantılarında geçen terimlerin ne anlama geldiği, nasıl hesaplandığı ve hangi durumda yanıltıcı olduğu. Her madde tek cümlelik tanımla başlar.
Elde ne var, ne kadar hızlı dönüyor ve ne kadarı boşa bağlı sermaye.
Stok devir hızı
Envanter devir hızı · Inventory turnover
Stok devir hızı, bir dönemde elinizdeki ortalama stoğun kaç kez satılıp yenilendiğini gösteren orandır.
Stok devir hızı = Satılan malın maliyeti / Ortalama stok maliyeti
Yılda 4 devir, ortalama stoğun yıl içinde dört kez tükenip yerine konduğu anlamına gelir; aynı şey stoğun ortalama 90 gün rafta durduğu şeklinde de okunabilir. Gün cinsinden karşılığı 365 sayısının devir hızına bölünmesiyle bulunur.
Ölçüm kesitini önce sabitlemek gerekir. Aynı ürün için mağaza kırılımında ve zincir toplamında farklı devir hızları çıkar; depoda bekleyen stoğun sayıma dahil olup olmadığı da sonucu değiştirir. Bu yüzden devir hızı raporlanırken hangi lokasyonların ve hangi stok tiplerinin sayıldığı yazılmalıdır.
Tek başına bakıldığında yanıltır. Devir hızını yükseltmenin en kolay yolu stoğu kısmaktır, bu da satış kaybı üretir. Marjla birlikte okunması gerekir; ikisini tek sayıda birleştiren ölçü GMROI'dir.
Brüt marj yatırım getirisi · Gross Margin Return on Investment
GMROI, stoka bağladığınız her bir birim paranın ne kadar brüt kar ürettiğini gösteren orandır.
GMROI = Brüt kar / Ortalama stok maliyeti
GMROI 2,4 çıkıyorsa, stoka bağlanan her 1 TL yıl içinde 2,4 TL brüt kar üretmiş demektir. Ölçünün değeri, devir hızı ile marjı tek sayıda birleştirmesindedir: hızlı dönen ama marjı düşük bir ürünle yavaş dönen ama marjı yüksek bir ürün aynı ölçekte karşılaştırılabilir hale gelir.
Kategori ve ürün seviyesinde anlamlıdır, zincir toplamında değil. Toplamda hesaplanan GMROI, iyi çalışan kategorilerin kötü çalışanları gizlemesine yol açar.
Payda hangi stok değeriyle kurulduğuna dikkat edilmelidir. Ortalama stok maliyeti dönem başı ve dönem sonu iki noktadan alınırsa dondurma gibi mevsimsel kategorilerde gerçeği yansıtmaz; aylık kapanış değerlerinin ortalaması daha doğru sonuç verir.
Ölü stok, tanımlanmış bir süre boyunca hiç satılmamış ya da satış hızı elde kalan miktarı eritmeye yetmeyen stoktur.
Sınır reyona göre belirlenir: hızlı tüketim gıdasında 90 gün hareketsizlik ölü stok sayılırken züccaciye gibi gıda dışı reyonlarda aynı süre normal kabul edilebilir. Önemli olan sınırın yazılı olması ve her raporda aynı sınırın kullanılmasıdır.
Ölü stok yalnızca değer kaybı değil, aynı zamanda alan ve sermaye maliyetidir. Rafta duran her birim, dönebilecek başka bir ürünün yerini tutar. Bu yüzden ölü stok raporu genellikle bağlı sermaye tutarıyla birlikte okunur.
Emniyet stoğu
Güvenlik stoğu · Safety stock
Emniyet stoğu, talebin ve tedarik süresinin beklenenden sapması ihtimaline karşı elde tutulan tampon miktardır.
Miktarı iki belirsizliğe bağlıdır: talebin ne kadar oynak olduğu ve tedarikçinin ne kadar geciktiği. İkisi de dalgalıysa tampon büyür. Sabit bir gün sayısı olarak belirlenmesi yaygındır ama doğru olan, geçmiş sapmanın ölçülüp hedef servis seviyesine göre hesaplanmasıdır.
Emniyet stoğu bir maliyet kalemidir. Servis seviyesini yüzde 95'ten 99'a çıkarmak, tampon miktarını çoğu dağılımda iki katından fazla büyütür. Karar, kaybedilen satışın maliyetiyle bağlı sermayenin maliyeti karşılaştırılarak verilir.
Servis seviyesi
Stok karşılama oranı · Fill rate
Servis seviyesi, gelen talebin ne kadarının bekletmeden stoktan karşılanabildiğini gösteren orandır.
İki farklı tanımı vardır ve karıştırılır. Sipariş bazlı ölçüm, bir siparişin tamamının karşılanıp karşılanmadığına bakar; kalem bazlı ölçüm ise talep edilen miktarın ne kadarının verilebildiğine bakar. Aynı dönem için iki ölçü belirgin biçimde farklı çıkar.
Gerçekleşmemiş talep kayıt altına alınmadığında servis seviyesi olduğundan yüksek görünür. Rafta olmayan ürün için müşteri talep de oluşturmaz; sistem yalnızca gerçekleşen satışı görür ve kayıp görünmez kalır.
Fire
Zayi · Kayıp
Fire, bozulma, kırılma, son kullanma tarihi geçmesi veya işlem sırasında azalma nedeniyle satılamadan stoktan düşen mal miktarıdır.
Perakendede fire genellikle sayım farkıyla birlikte konuşulur ama ikisi ayrı şeydir. Fire bilinen ve nedeni kayıtlı bir kayıptır; sayım farkı ise nedeni bilinmeyen sapmadır. İkisinin aynı hesapta toplanması, hırsızlık ile bozulmanın ayırt edilememesine yol açar.
Kasap ve şarküteri reyonunda fire işlemin bir parçasıdır: bir kilo etin ayıklanıp porsiyonlandıktan sonra kaç kilo kaldığı önceden tanımlanır. Tanımlı fire ile gerçekleşen fire arasındaki fark, süreç sorunlarının en erken göstergesidir.
SKT
Son kullanma tarihi · Tüketim tarihi
SKT, bir ürünün güvenle tüketilebileceği son tarihtir ve stok takibinde ürünün değil partinin özelliğidir.
SKT takibi ancak stok parti (lot) bazında tutulduğunda çalışır. Ürün kodu seviyesinde tek bir miktar tutan sistem, elde duran 200 adedin hangi 40'ının bu hafta dolduğunu söyleyemez.
Doğru sevk sırası SKT'ye göre kurulur: önce süresi dolmaya en yakın parti çıkar. Giriş sırasına göre çıkış yapan bir sistem, sonradan gelen ama daha kısa ömürlü partiyi arkada bırakır ve fire üretir.
Döngüsel sayım
Cycle count · Kısmi sayım
Döngüsel sayım, tüm envanteri tek seferde saymak yerine belirli grupları sırayla ve sürekli sayma yöntemidir.
Yılda bir kez yapılan tam sayım, hatayı ancak on iki ay sonra ortaya çıkarır; o noktada sapmanın nereden geldiğini bulmak mümkün değildir. Döngüsel sayımda yüksek devirli ürünler daha sık, yavaş hareket edenler daha seyrek sayılır ve sapma haftalar içinde yakalanır.
Sayımın operasyonu durdurmaması için mobil ve çevrimdışı çalışabilmesi gerekir. Depo içinde bağlantının kesildiği bölgelerde kayıtların cihazda tutulup bağlantı gelince aktarılması, sayımın kesintisiz sürmesini sağlar.
Ürün size kaça mal oldu, hangi rakam hangi kararda kullanılır.
Ağırlıklı ortalama maliyet
Ortalama maliyet · Weighted average cost
Ağırlıklı ortalama maliyet, elde duran stoğun farklı fiyatlardan girmiş tüm partilerinin toplam bedelinin toplam adede bölünmesiyle bulunan birim maliyettir.
Ağırlıklı ortalama = Toplam parti bedeli / Toplam adet
Geçmişi anlatan rakamdır. Stok değerlemesi, satılan malın maliyeti ve dönem sonu envanter değeri bu sayı üzerinden kurulur; muhasebenin kullandığı maliyet budur.
Fatura birim fiyatının tamamı değildir. Navlun, gümrük, sigorta, sonradan gelen fiyat farkı faturaları ve kur farkları ortalamanın içine dağıtılır. Bu kalemler mal depoya girdikten sonra geldiği için, maliyet yordamının geriye dönük düzeltmeyi nasıl işlediği raporun tutarlılığını belirler.
Son alış maliyeti, ürünün en son hangi birim bedelle satın alındığını gösteren rakamdır.
Geleceği fiyatlayan rakamdır. Yeni etiket basarken elinizdeki eski partinin ucuz olması sizi ilgilendirmez; ürünü bugün yeniden tedarik etmenin bedeli ilgilendirir. Fiyatlama ve satın alma kararları bu sayıyla verilir.
Ortalama maliyetle arasındaki fark hata değildir, zamandır. Fark açıklanabiliyorsa sistem sağlıklıdır. Kur hareketinin sert olduğu dönemlerde ortalama maliyete bakarak indirim kurgulamak, geçmişin ucuzluğunu bugünün zararına çevirir.
SMM, bir dönemde satılan ürünlerin işletmeye mal oluş bedelinin toplamıdır.
SMM = Dönem başı stok + Dönem içi alımlar − Dönem sonu stok
Brüt karın karşı tarafıdır: satış geliri eksi SMM brüt karı verir. Stok devir hızının payında da bu rakam durur.
Hangi maliyet yöntemiyle hesaplandığı sonucu doğrudan değiştirir. Ağırlıklı ortalama ile hesaplanan SMM, fiyatların yükseldiği bir dönemde son alış maliyetiyle hesaplanandan düşük çıkar ve kar olduğundan yüksek görünür.
Brüt marj
Brüt kar marjı · Gross margin
Brüt marj, satış gelirinden ürün maliyeti düşüldükten sonra kalan tutarın gelire oranıdır.
Brüt marj = (Satış − SMM) / Satış
Aynı ürün için aynı gün iki farklı marj oranı çıkabilir ve ikisi de doğru olabilir: biri ağırlıklı ortalama maliyetle, diğeri son alış maliyetiyle hesaplanmıştır. Aradaki fark birkaç puana ulaşır. Bu yüzden her marj ekranında hangi maliyet tanımının kullanıldığı yazılmalıdır.
Marj üzerinden yapılan karşılaştırmalarda iskontoların, iade edilen malların ve satış primlerinin hesaba katılıp katılmadığı belirleyicidir. Kalemleri farklı iki raporun marjı karşılaştırılamaz.
Reçete maliyeti
Ürün ağacı maliyeti · BOM maliyeti
Reçete maliyeti, bir ürünü oluşturan ham maddelerin ve işlem adımlarının tanımlı miktarlarla toplanmasından çıkan birim maliyettir.
Fırın ve şarküteri gibi kendi üretimini yapan reyonlarda satış anında stok düşüşü reçete üzerinden yapılır: bir tepsi poğaça satıldığında hangi ham maddeden ne kadar düşeceği reçetede yazılıdır. Reçete güncel değilse hem maliyet hem stok yanlış olur.
Ham madde bedeline ek olarak fire, işçilik ve dağıtılan genel giderler eklendiğinde tam maliyet çıkar. Yalnızca ham madde bedeli üzerinden hesaplanan karlılık, kendi üretimini yapan reyonlarda gerçeğin belirgin biçimde üzerinde görünür.
Dağıtılan alım gideri, navlun, gümrük ve sigorta gibi ürün bedelinin dışındaki alım masraflarının ürün birim maliyetine paylaştırılmasıdır.
Paylaştırma anahtarının seçimi sonucu değiştirir: gider adete göre mi, tutara göre mi, ağırlığa göre mi dağıtılıyor. Aynı sevkiyatta ağır ve ucuz bir ürünle hafif ve pahalı bir ürün varsa, anahtar seçimi ikisinin maliyetini ters yönde etkiler.
Bu giderler çoğu zaman mal depoya girdikten sonra faturalanır. Düzeltmenin ayrı bir hareket tipi olarak, hem ait olduğu dönem hem işlendiği tarih kayıtlı biçimde yazılması gerekir; aksi halde geçmiş ayın marjı bir gecede değişir ve nedeni bulunamaz.
Planlama ve alokasyon
Hangi ürün nereye, ne kadar ve ne zaman gidecek.
Alokasyon
Dağıtım · Allocation
Alokasyon, elde bulunan ya da gelecek olan stoğun mağazalar arasında hangi ölçüde paylaştırılacağına karar verme sürecidir.
Eşit dağıtım en yaygın ve en maliyetli yöntemdir: her mağazaya aynı miktar gönderildiğinde bir kısmında stok birikir, bir kısmında satış kaçar. Doğru dağıtım mağazanın geçmiş satış hızını, mevcut stoğunu, raf kapasitesini ve bölgesel talep farkını birlikte okur.
Alokasyon kararı ile transfer kararı birbirini besler. Yanlış ilk dağıtım, sonradan mağazalar arası transferle düzeltilmeye çalışılır ve bu her seferinde lojistik maliyeti üretir.
İlk dağıtım, bir ürünün satış geçmişi henüz oluşmadan mağazalara yapılan ilk gönderimidir.
En zor karardır çünkü dayanacak veri yoktur. Benzer ürünlerin geçmiş performansı, mağazanın kategori payı ve raf kapasitesi üzerinden kurulur.
İlk dağıtımın kalitesi yeni ürünün ya da aktüel kampanyanın sonucunu belirler. Yanlış şubede başlayan stok, kampanya boyunca transfer ve indirimle taşınmaya çalışılır; her iki düzeltme de marjdan yer.
Talep tahmini
Talep planlama · Demand forecasting
Talep tahmini, geçmiş satış ve etkileyen değişkenlerden yola çıkarak gelecekteki satış miktarını öngörme çalışmasıdır.
Girdi olarak yalnızca geçmiş satış kullanıldığında tahmin sistematik olarak hatalıdır: stoğun tükendiği günlerde gerçekleşen satış, gerçek talebin altındadır. Doğru model, stok kesintisi olan günleri işaretleyip talebi bu günler için düzeltir.
Takvim etkisi Türkiye'de özellikle önemlidir. Dini bayramlar her yıl on bir gün kayar, dolayısıyla geçmiş yılın aynı haftasıyla karşılaştırma yapmak yanlış sonuç verir; karşılaştırma takvim haftasına değil bayrama olan uzaklığa göre kurulmalıdır.
Mağazalar arası transfer, bir üründe stok fazlası olan şubeden eksiği olan şubeye yapılan aktarımdır.
Transferin faydası, taşınan malın hedefte satılma ihtimali ile lojistik maliyetinin karşılaştırılmasıyla ölçülür. SKT'si yaklaşan ya da kampanyası biten ürün için yapılan transferler çoğu zaman maliyetini çıkarmaz.
Değerlemede tek bir maliyet tanımı kullanılmalıdır. Transfer edilen mal çıkışta bir maliyetle, girişte başka bir maliyetle kaydedilirse stok değerinde açıklanamayan sızıntı oluşur.
Kapasite yönetimi
Capacity management
Kapasite yönetimi, elde bulunan kaynağın (alan, raf, personel, zaman) talebe göre planlanması ve doluluk oranının izlenmesidir.
Zincir markette raf metresi, soğuk dolap ve depo alanı, kasa sayısı ve personel vardiyası kapasiteyi oluşturur. Hepsinde soru aynıdır: kaynak ne kadar dolu ve boş kalan kısım neye mal oluyor.
Kapasite kararı talep tahminiyle birlikte alınır. Talebi görmeden yapılan kapasite planı ya atıl kaynak ya karşılanamayan talep üretir; ikisinin de bedeli ölçülebilir.
Rakamın nerede hesaplandığı, nerede saklandığı ve neden her ekranda aynı çıkması gerektiği.
KPI
Anahtar performans göstergesi · Key performance indicator
KPI, bir sürecin hedefe göre nasıl gittiğini tek bir sayıyla gösteren ölçüttür.
Bir KPI'ın işe yaraması için üç şeyin yazılı olması gerekir: nasıl hesaplandığı, hangi veriden beslendiği ve kimin sorumlu olduğu. Üçünden biri eksikse sayı raporlanır ama karar üretmez.
Aynı KPI'ın farklı ekranlarda farklı çıkması genellikle formül hatası değil tanım farkıdır: biri iadeleri düşmüş, diğeri düşmemiştir. Çözüm, tanımın tek bir sözlükte tutulup her ekranın oradan okumasıdır.
Kurumsal kaynak planlama · Enterprise Resource Planning
ERP, satın alma, stok, üretim, satış ve finans süreçlerinin tek bir sistem ve ortak veri üzerinde yürütüldüğü kurumsal yazılımdır.
ERP işi kaydeder, iş zekası ise kaydedileni analiz eder. İkisi sık karıştırılır: ERP'nin rapor ekranları vardır ama bunlar işlem verisinin üzerinde çalışır ve çapraz analiz için tasarlanmamıştır.
ERP seçiminde belirleyici olan modül sayısı değil, süreçlerin işletmenin kendi akışına göre kurgulanabilmesidir. Hazır paketin dayattığı şablona uyum, çoğu projede gerçek maliyet kalemidir.
Terimin karşılığını kendi verinizde görmek ister misiniz?
Tanımlar her işletmede aynı, sayılar değil. İlk görüşmede sizin veri yapınızı konuşuyoruz.